 |
Atasözleri,
ait oldukları halkın
yaşam kültürü,
gelenekleri, inanışları
gibi konular hakkında
fikir verirler. Ayrıca,
o halkın diline dair
kalıcı unsurlar
oluştururlar.
|
|
|
|
Kanya ku tu avê
jê vexwi kevra navêjyê.
- Su içtiğin kaynağa taş atma. |
|
Her giha lı ser
koka xwe şin tê.
-
Her ot kendi kökü üzerinde
yeşerir. |
|
Aqlê sıvık barê
gırane.
- Hafif akıl ağır yüktür. |
|
Aşê dêhna bı xwe
dıgere.
- Delinin değirmeni kendi
kendine çalışır. |
|
Bela tên serê
mêra.
-
Bela yiğidin başına gelir. |
|
Bı dınyê bışêwır
bı aqlê xwe bık.
-
Dünyaya danış, aklına göre yap. |
|
Bırindar bı
bırina xwe zane.
- Yaralı yarasını bilir. |
|
Darê jı bıni
nebır.
- Ağacı kökünden kesme. |
|
Dınya guleke,
bêhn bıke û bıde hevalê xwe.
-
Dünya bir güldür, kokla ve
arkadaşına ver. |
|
Dınya lı dınyê;
çavê gur lı mihê.
- Dünya durdukça kurdun gözü
koyundadır. |
|
Gotna rast bı
mırov ne xweş tê.
-
Doğru söz insana hoş gelmez. |
|
Gur dikujin qijak
dıxun.
- Kurt öldürür karga yer |
|
Hın dıkın hın
dıxwun.
- Kimi yapar kimi yer |
|
Kerê mıri jı gur
natırse.
-
Ölmüş eşek kurttan korkmaz. |
|
Kes nakeve gora
kesi.
- Kimse kimsenin mezarına
girmez. |
|
Mırın mırıne
xırexır çıye?
- Ölüm ölümdür, hırıltı nedir? |
|
Nabêjın kê kır;
dıbêjın kê got.
- Kim yaptı demezler kim söyledi
derler. |
|
Navê gur
derketiye; rovi dınya xera kır.
-
Kurdun adı çıkmış; tilki dünyayı
yıktı. |
|
Qantır nazê xwê
şin nayê.
- Katır doğurmaz, tuz yeşermez. |
|
Rûyê reş ne hewci teniyêye.
- Kara yüze is gerekmez.
|
|
Sê wêne dost
hene: Nano, gano, cano.
- Üç türlü dost vardır: yiyici,
ırz düşmanı, candan dost. |
|
Sımbêl bı pısika ji heye.
- Bıyık kedide de vardır.
|
|
Şêr şêre; çı jine
çı mêre.
- Aslan aslandır;
ha dişidir ha erkek. |
|
Şûr kalanê xwe
nabıre.
- Kılıç kınını kesmez.
|
|
Yarê diya mı yek
ba mınê bı dendıkê bıhiva bı
xwedi bıkra.
- Anamın dostu bir tane olsaydı
onu badem içiyle beslerdim. |
|
Dilê xweş her lê bihar e. -
Neşeli gönül hep bahar gibidir. |
|
Dilê tırsonek timî dikute. -
Korkak yürek hep çarpar. |
|
Mirov pîr dibe, dil pîr nabe.
- İnsan yaşlanır, gönül
yaşlanmaz. |
|
Dil ku şikest, hedî nacebire. -
Gönül ki kırıldı artık düzelmez. |
|
Mirazê min dil be ber seriyê min
kevir be.-
Gönlümün muradı olsun, yastığım
taştan olsun. |
|
Mala mêran kaniya zêran. -
Yiğit(lerin) evi altın çeşmeye
benzer. |
|
Kürt
Atasözleri
Toplumsal bir bellek olma
isleviyle atasözleri, ait olduklari halkin yasam
kültürü, gelenekleri, inanislari gibi konular
hakkinda fikir verirler. Ayrica, o halkin diline
dair kalici unsurlar olustururlar. Kürt dili de,
ait oldugu cografyanin halklariyla yakinliklar,
benzerlikler gösteren ama ulusal yasayisin
özgünlüklerini de barindiran atasözlerine sahip.
Her halkin uzun yasam deneyimlerinin ve
gözlemlerinin sonucu olarak varilan yargilarin
ifade edilis biçimidir, atasözleri. Halklarin,
sosyal ve kültürel gelisimlerinin asamalarini
yansitirken, dünü animsatir, toplumsal bir
bellek islevi görürler. Atasözleri, yasama dair
her seye müdahale eder, toplumsal iliskilerin
düzenlenmesini amaçlar. Gerçegin ya da bir
durumun yalin izahi, dolaysiz tarifi olarak
bilgece söylenmis altin sözler olarak
zihinlerde yer ederler. Halkin algilama ve
muhakeme gücünü de yansitirlar. Bazen, üzerine
sayfalarca yazi yazilabilecek ve saatlerce söz
edilebilecek bir konunun özce anlatimini
sunarlar. Her halkin kültüründe oldugu gibi
Kürtlerde de atasözleri çarpicidir. Duygu ve
gözlem agirliklidirlar; yasanmis olaylardan
dersler çikarilmasini önemserler: Kimi zaman
yigitligi, mertligi över: Bila sêrê rokê be, ne
roviyê salekê be. Bir günlük aslan ol, bir
yillik tilki olma. ya da; Bê derpê bigere,
stûyê xwe li ber zalim xwar neke. Donsuz dolas
fakat boynunu zalimlerin önünde egme. Ve yeri
geldiginde Kürdün, kendisiyle ironik bir iliski
kurmasinin vesilesi olur: Mirovê Kurmanc (Kurd)
gava têr xwar wê ya mêrkî bikuje yan jinekê
birevîne. Kürdün karni doyunca ya bir adam
öldürür, ya da bir kadin kaçirir.
Atasözlerinin ilk söylendikleri
biçimleriyle son halleri arasinda farkliliklar
vardir. Bu farklar halkin anlatim zenginligi ve
sözcük tasarrufuyla dolaysiz ilgilidir. Ilk ele
alinan bir kaya parçasinin heykeltirasin elinde
sekil bulmasi gibi, zamanla gelistigini,
saglamlastigini ve esas kalibina sokularak kisa
ve çarpici hale getirildigini ve adeta halkin
hafizasina naksedilmis oldugunu söyleyebiliriz.
Bir Kürt atasözünde bu gerçek söyle anlam
bulmaktadir; Gotinên pêsya, wek neqsê keviran
e. Atasözleri taslardaki nakislar gibidir.
Her halkin özgünlükleri atasözlerine de yansir
ve istisnasiz her halkin özgünlügünü belirten ve
o halkla anlam bulan atasözleri vardir. Bununla
beraber atasözlerinde tüm halklarin ortak
kültürünü de görmekteyiz. Emek, ekmek, tuz, su,
toprak, günes, üretim araçlari, iyilik, zulüm,
yigitlik, korkaklik, mevsimler, yagislar,
felaketler, ates, yas, sevinç, güzellik,
çirkinlik, akil... gibi bir çok duygu, dogal
nesne ve yasamsal olgu, olumlu ve olumsuz
yanlariyla atasözlerinde geçmisten çikarilacak
derslerin ögeleri haline gelirler. Cografi
yakinlik, yasam birligi ve kültürel özellikler
gibi faktörler atasözlerinin ortakligina
yansimaktadir. Bir çok halkin atasözlerindeki
benzerlik gibi, yüzyillarca birarada yasamis
Türk ve Kürtlerin atasözlerinde de benzerlikler
görmek mümkündür. Bir Türk atasözü Sora sora
Bagdat (Kábe) bulunur derken, bu Kürt atasözü
olarak Bi pirsê mirov diçe mala xwedê Sorma
ile insan Allahin evine kadar gider biçimini
alir. Ya da Bana dokunmayan yilan bin yasasin
Türk atasözünün, Kürtçe de Gurê, ku dijminî min
nîn e, bila hezar salî bijî Bana düsman
olmayan kurt bin yil yasasin olarak söylenmesi
gibi. Yine, Iskoçlarin Köpekle yatan pireyle
kalkar sözü, Türkçe de Itle yatan pireyle
kalkar biçimindedir. Insanligin gelisimine
paralel olarak degisik sözcüklerle izahina
ragmen, atasözleriyle ortak bir insanlik
kültürünün yansitildigi söylenebilir. Atasözleri
vecizelerden, aforizmalardan, özdeyislerden
farklidir. Daha önce söylenmemis, birilerince
yeni söylenen anlamli ve öz ifadeler de atasözü
degildir. Atasözlerinin kim tarafindan ve ne
zaman söylendigi hiç önemli degildir;
anonimdirler ve ögrenilmesi, yeri geldigince
kullanilmasi için duvarlara kazinmasi,
genelgeler çikarilmasi da gerekmez.
Halk yasadikça atasözleri de yasamis,
içsellestirilmis ve halkin kültürünün ürünü
olarak benimsenmislerdir. Zorla ögretilemez ve
zorla unutturulamazlar. Her halk, atasözlerini
dogal olarak kendi diliyle kullanir. Öyle ki
baska bir dile çevrildiginde anlamini bulmakta
zorlanan atasözleri az degildir. Bu, dille
ilgili oldugu kadar, kültürel farkliliklarla da
ilgilidir. Atasözleri genellikle bir cümleden
olusmalarina ragmen, birkaç cümlelik olanlari da
vardir. Gotin: Bawê te siyaran kust ya peyan?,
Goti: Her kustin, çi siyar û çi peya. Dedi:
Babani süvariler mi yoksa yayalar mi öldürdü?,
Dedi: Öldürüldükten sonra ha süvari, ha yaya,
ne fark eder. atasözünde oldugu gibi.
Atasözleri toplumbilim ve psikolojiye de önemli
veriler saglar. Yönetim iliskilerini, sosyal
gelisim düzeyini, toplumsal acilari, sevinçleri,
halkin, yasadigi cografya ve iklimle
iliskilerini en genel anlamda üretim
iliskilerini de yansitirlar. êl hebe, êlbeg jî
heye. Asiret varsa, asiret beyi de vardir.
Atasözünde oldugu gibi. Halklarin atasözlerinde
benzerlikler oldugu gibi, bir baska halk
tarafindan anlasilamayacak, anlamli bulunmayacak
özgün atasözleri de vardir. Kürtlerde bu tür
sözlerin sayisi oldukça fazladir. Bu atasözleri,
destanlar ve halk hikâyeleri yoluyla kusaktan
kusaga ve sözlü olarak aktarilmislardir.
Dengbej, çirokbej, stranvan gibi köklü bir sözlü
edebiyat kültürüne sahip Kürtlerin dilleri,
kültürleri ve egitimleri her dönem büyük
baskilar altinda tutuldugundan, atasözleri bugün
hâlâ yeterince derlenip toparlanamamistir.
YAZILI KAYNAKLARDA KÜRTÇE ATASÖZLERI
Kürt atasözlerinin derlenme çabasi daha
eski bir tarihte baslamasina karsin, Sovyet
Devrimi ile kazanilan çalisma olanaklarinin yeri
ve önemi büyüktür. Kürt dilbilimi kapsaminda
yapilan çalismalar içerisinde atasözlerinin bir
bölümü toplanmis bulunuyor. Bu alanda 200 yillik
bir arastirma ve kaynak bulunmasina ragmen yine
de tüm çalismalarin toparlandigi ve sistemli bir
akademik çalismanin yapildigi söylenemez. Ancak
üzerinde yürünecek zemin olusmustur. Alexsandr
Jaba (1860) Eugen Prym-Albert Socin (1887-1890),
E. Noel Major, The character of the Kurds as
illustrated by their proverbe and popular
sayings, Bulletin School of Orient, Studies,
1921, IV cilt; C. Jardine , Bahdinan Kurmanji
(Bagdat)1926; Abbê P. Beidar, Grammaire Kurde,
(Kürt Dilbilgisi), Paris, 1926; D. P.
Margueritte et Emir K. A. Bedir-Han, Proverbes
Kürdes (Kürt Atasözleri), Paris 1938; Roger
Lescot, Textes Kurdes, (Kürtçe Metinler) 1.
bölüm Beyrut, 1940; Tawûsparez, Proverbes,
(Atasözleri), HAWAR, no: 45-49; gibi
arastirmacilarin bu alanda çalismalari
bulunmaktadir. 1972 yilinda Ordixanê Celil
tarafindan Moskovada yayinlanmis olan Mesele û
Metelokên Kurda adli 2181 atasözü ve 40 kadar
fikranin yer aldigi derleme Kürtçe-Rusça olarak
yayinlandi. Ayrica I. Heqi Saweys (1933) Maruf
Ciyawok (1937), Seyh Muhammed Hal, (1957-1971),
Cigerxwin (1957), Ordihan Celil (1969), Ömer
Sehella Desteki (1972), A. Maruf Sarezuri
(1981), Sükrü Resul (1984), A. Bali (1993),
Hüseyin Deniz gibi daha bir çok Kürt
arastirmaci, edebiyatçi ve aydin tarafindan da
Kürt atasözlerinin derlenmesi için önemli çaba
gösterilmistir. Çesitli kitaplar ve kaynaklar
bulunmasina ragmen Kürtlerin bölünmüs ve
parçalanmis olarak ayri cografyalardaki
yasamlari ve buralarda sekillenen folkloru göz
önünde bulunduruldugunda derlenmis olanlarin çok
yetersiz kaldigi görülecektir. Birkaç bölgeyi
kapsayan çalismanin diger bölgeler ve lehçelerle
yapilacak bilimsel arastirmalarla zenginlesecegi
muhakkaktir. Ask, yigitlik ve korkaklik üzerine
Kürt atasözlerinden örnekler:
Bedewè çav kil kir, dilè xortan tev kul
kir.
Güzel gözlerine sürme çekti, gençlerin
gönlünü yakip geçti.
Dilê tirsok singa gewr nabîne.
Korkak gönül, beyaz gögsü göremez.
Dile yekê ket kevireki´ heft salan bi xwe
re gerand.
Birinin (kadinin) gönlü bir tasa düstü,
yedi yil birlikte dolastirdi.
Dil ku sikest, hedî nacebire.
Gönül ki kirildi artik düzelmez.
Dil ne sifre ye ku mirov ber hemuyan veke.
Gönül sofra degil ki insan herkesin önüne
açiversin.
Sêr sêre çi mêye çi nêre.
Aslan aslandir, disisi erkegi fark etmez.
Jina ne delal, çavê mirov diêsine, jina
delal dilê mirov diêsine.
Çirkin kadin göz agritir, güzel olan da
gönül agritir.
Keça gan nîsandayê didan.
Gönlü olan kiz gülümser.
Kihêl di bin mêrxasan de dibezin.
Küheylan at, yigitlerin altinda kosar.
Mala mêran kaniya zêran.
Yigit(lerin) evi altin çesmeye benzer.
Mirazê min dil be ber seriyê min kevir be.
Gönlümün muradi olsun, yastigim tastan
olsun.
Mirov pîr dibe, dil pîr nabe.
Insan yaslanir, gönül yaslanmaz.
Sûsa dil ku skest nacebire.
Gönül cami bir kirilirsa artik birbirine
yapismaz.
Dilê xwes her lê bihar e.
Neseli gönül hep bahar gibidir.
Dilê tirsonek timî dikute.
Korkak yürek hep çarpar.
YARARLANILAN
KAYNAKLAR 1-Gotinên Pesiyan ên Kurdî-Kürt
Atasözleri, A. Bali, Pelê Sor Yayinlari.
2-Atasözleri Sözlügü, Mert Yayinlari. 3-Kürtler
Üzerine (Tarih ve Folklor Yazilari), Özge
Yayinlari.
Evrensel Kültür Sayi :129
Zeki Isik
|